Kötü gidişatının sebepleri!

0
292
views
F.Bahçemizde sezonun ikinci yarısıyla birlikte düşüşe geçen futbol takımı kan kaybetmeye devam ediyor. Avrupa Ligi’nden elenen, Süper Lig’de oynadığı 6 maçta 1 galibiyet, 1 yenilgi, 4 beraberlik alan ve zirveden gün geçtikçe uzaklaşan F.Bahçe nasıl oldu da bu duruma düştü. Sarı-lacivertlilerde çözülmesi gereken bir değil birden çok problem var. İşte Kanarya’nın şu an bulunduğu duruma gelmesinin temel sebepleri..

1- ÖZGÜVEN KALMADI

Kazanamama durumu futbolcuların özgüvenini kaybettirdi. Son olarak G.Antep maçından önce Samandıra’da yapılan çok özel toplantıda, “Kazanmayı çok istiyoruz ama olmuyor. Kim ister kaybetmeyi. Bireysel kariyerimiz de bitiyor. Bu hafta kazanalım” konuşması yaptı. Bu konuşma bile derde deva olmadı.

Futbolcular saha içinde skora isyan dahi edemiyor. Takımı ateşleyecek, takım futbolunu ileriye taşıyacak oyuncuların olmayışı bu sene oldukça dikkat çekiyor.

2- TAKIMIN AĞABEYİ YOK

Takımın ağabeyi yok. Uzun zamandır yerli oyuncuların fazla olduğu F.Bahçe’de tecrübeli futbolcular, birçok sorunu hocaya iletmeden kendi içlerinde çözüyordu. Ancak şu an kaptanın dışında takımı toparlayacak bir oyuncu bulunmuyor. Önceki sezonlarda Samandıra’da Bekir’in odası vardı ve bu oda dertleşme odasıydı. Kamp yapılan günlerde uyumayan Caner “Kalkın konuşalım sohbet edelim” derdi. Takımda ast-üst ilişkisi kalmadı. Her oyuncu kendi bildiğini okuyor. 

3- KAPTANI SİNDİRDİLER

Sarı-lacivertlilerin kaptanı Volkan Demirel’in takım içindeki ağırlığı günden güne azalıyor. 3 Temmuz’un bayrağını taşıyan tecrübeli eldiven, takımdan ayrılan Emre, Bekir, Selçuk, Gökhan ve Caner’den sonra sıranın kendisine geldiğini düşünüyor. Ona bu duyguyu hissettiren yönetim sezon başı kaleci ararken “Toparlan yoksa Casillas’ı alırız” diyerek kendisini sindirmesi.

4- HOCAYLA BAĞ KOPUYOR

Gelelim Advocaat cephesine… Hollandalı hocanın takımla arasındaki bağ günden güne kopma noktasına geldi. Advocaat’ın medyanın önünde kullandığı sözler futbolcuları derinden etkiledi. “Kalitesiz oyuncu grubu var” derken şampiyonluk inancını takımına aşılayamadı. 

Daha imza atarken tüm ipleri eline aldığı için rahattı. ‘1 sezon çalışırım paramı alırım’ havasındaydı. F.Bahçe’deki ortamı gördükten sonra fikrini değiştirse de iş işten geçmişti. Dick Advocaat’ın bu rahatlığı futbolcuları da rahatsız etti. 

5- ‘ALIN SİZE AFFEDİLENLER!’

Devre arası transfer planlaması yapılırken verilen sözler tutulmadı ve Advocaat, tam bir U dönüşü yaptı. Artık hedefinde yönetim vardı. Yönetimin, Advocaat’ın kadro dışı bıraktığı Emenike ile Wiel’i “Sezon sonu satmamız için bu oyuncuların oynaması gerekiyor” baskısı gemilerin yakılmasının baş sebebiydi. 

6- YÖNETİMİ TERSE YATIRDI

Advocaat’ın haklı olduğu konular olsa da eldeki malzemeyi kötü kullanması beraberinde yönetim müdahalesini getirdi. Yönetim önerdikçe Advocaat dinliyormuş gibi yapıp yönetimi terse yatırdı. Her basın toplantısında lafı bir şekilde yönetime getirerek mesaj verdi.

Futbolcu topluluğu gözünün önünde yaşanan bu akıl oyunlarını net biçimde anlıyor ve onların gözünde hocalarının kredisi günbe gün tükeniyor. Öyle ki Advocaat’ın takım içindeki ağırlığı bile kalmadı. Sonuç olarak takım hedefi olmayan bir sona doğru ilerliyor.

7- BAŞKAN DA ELİNİ ÇEKTİ

Son olarak her zaman kötü gidişata dur demek için geçici önlemler alınırdı. Başkan Samandıra’yı basar, olağanüstü hal ilan eder, tam gün mesaisi başlar, para cezaları gelir veya ödemeler gecikirdi. Son haftalarda yönetim de takımdan elini çekmiş durumda.

Söz sizde