Nobre’den Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe itirafı

0
423
views

Mert Nobre‘den Aziz Yıldırım açıklaması geldi! O artık bizden biri… Tam 16 yıldır aramızda, tartışmasız Türkiye sevdalısı ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı… Adı gibi ‘Mert’… Süper Lig’den, 2. Lig’e kadar futbolumuzun hemen her kademesinde ter döktü. Şimdi 36’sında ve h,l, yeşil sahalarda koşturuyor. Erzurumspor’u TFF 1. Lig’e çıkarmak için yarı yaşındaki gençlerle yoğun bir çaba harcıyor. İşte “Ben, Türkiye’yim…” diyen Mert Nobre’nin o röportajı.

AZİZ BAŞKAN TAKIM DA YAPAR
“Ben, Türkiye’yim… Batı’da, Doğu’da, Güney’de ve Orta Anadolu’da her yerde futbol oynadım. Çok başkan gördüm, Yıldırım Demirören ve Aziz Yıldırım’ın yeri başka. İkisi de futbol için canını verir. O kadar çok seviyorlar bu oyunu. Hele Aziz Başkan, 24 saatini Fenerbahçe’ye ayırır. Bu, bir kulüp için güzel ama bir başkan, başkan kalmalı, futbolu ne kadar bilirse bilsin teknik adamlığa soyunmamalı. Kim oynar, nasıl oynar, bu hocanın kararı olmalı… Herkes hoca olursa o topluluk asla takım olmaz. Laf aramızda Aziz Başkan, takıma karışır, kadro yapar, (gülerek) beni de kestiği oldu. Bu yanlış! Bunları söylüyorum diye, Aziz Başkanım darılmasın bana, futbolun doğrusu bu, söylemem lazım. Robin van Persie’yi, Emenike’yi almışın, bunlar oynamıyorsa, ‘Niye oynatamıyorsun?’ diye hocaya sormak hakkı. Bu başka bir şey ama takıma karışmamalı, maalesef Aziz Başkan bunu seviyor.”

BREZİLYA GİBİ YETENEK ÇOK AMA…
“Türkiye’de futbol en az Brezilya’daki kadar popüler. Yediden yetmişe herkes bu oyunu seviyor. Yetenek diye de bir sorunu yok. Bu ne kadar güzelse, ülke futbolunun gelişmiyor olması da bir o kadar acı. Türkiye’ye ilk geldiğimde 10 sene sonra ‘Türkiye futbolda Brezilya’nın pabucunu dama atar’ diye düşünüyordum ama gördüm ki 16 yılda kat edilen çok bir yol yok. Oysa kum gibi yetenek kaynıyor bu ülkede, tıpkı Brezilya gibi… Ama o yetenekler yıldız olarak parlamadan sönüyor. Neden? İstanbul’dan sonra Anadolu’ya açılınca bunun sebebini daha iyi anlıyor insan.”

TEKKE, CENK VE EMENİKE!
Türkiye’de en beğendiğim golcü Fatih Tekke idi. Hak ettiği yere gelemeden futbolu bıraktı, üzüldüm. Brezilya’da doğsaydı, dünyanın en çok tanıdığı golcülerden olurdu. Şu anda beğendiğim golcü Cenk Tosun ama ağır. Ağır olmasa dünya çapında olurdu. Fakat iyi yanı çok akıllı oluşu… Çabukluk kazanabilir mi, bu yaştan sonra zor, çok çalışırsa belki hız kazanabilir. ‘Gol’ deyince Emenike müthiş yetenek ama kafa problem… Oysa Fenerbahçe’nin golcüsü olmak çok önemli bir konum ama o h,l, hangi kulüpte oynadığının farkında değil. Ayrıca futbol takım oyunu ve bu oyunda köşeli duruşa yer yok, unutmamalı ki top bile yuvarlak. Sonuçta bir takımla birlikte hareket ediyorsun.

BREZİLYA’YI DÜŞÜNMÜYORUM
İlk dönemde Brezilya’dan haber alamıyordum. Gelecek diye bir planım yoktu ama Fenerbahçe’den sonra buraya alıştım, ailem de alıştı. Ailem; eşim ve çocuklarım İstanbul’da yaşıyor. İkinci çocuk burada dünyaya geldi, adını Valantina Dadaş koyduk. Dadaş Valantina diyoruz, ona… Büyük ise, İstanbul’da okula başladı. Ben de ailem de burada inanılmaz mutluyuz. Brezilya’ya dönmeyi hiç düşünmüyoruz.

ARDALAR YETİŞECEK
“Bu yaşımda Fatih Hoca, beni Milli Takım’a davet etse inanın koşa koşa giderim. Türkiye’yi bu kadar çok seviyorum, bu ülke için ne yapabilirim, diye düşünüyorum. Brezilya’daki bir arkadaşımla birlikte futbolcu yetiştirmeyle ilgili bir proje üstünde çalışıyoruz. Proje bittiğinde TFF Başkanı Yıldırım Demirören’e gideceğim. ‘Bana 3 yıl şans ver, bu ülke için Nobreler, Ardalar, Musleralar, Quaresmalar yetiştireyim’ diyeceğim. Projeye o kadar güveniyorum. Bu ülkenin Brezilya’dan farklı olarak organizasyon eksikliği var, altyapı iyi çalışırsa, öyle bir oyuncu bir potansiyeli varsa ki A Takım’a gelir ve oynar. Ama altyapıda iyi bir eğitim yok, teknik ve taktik bilgi yok.”

YÜZDE 80’İM TÜRK

“Tam 16 yıldır Türkiye’deyim. Türkiye çok güzel… Önceleri yüzde 30 Türk, yüzde 70 Brezilyalı idim. Sonraları yüzde 50-50 oldu bu oran ama şimdi yüzde seksenim Türk, yüzde yirmim Brezilyalı. Adım da Mert. Türk vatandaşıyım ve 16 Nisan’da oy kullanacağım. “Evet mi, Hayır mı?” sorusunun cevabı bende kalsın demiyorum, Başkanlık sistemine tabii ki, ‘EVET’ diyorum. Türkiye son 16 yılda çok büyük gelişmeler kaydetti. Bunu görmemek için kör olmak l,zım. Başkanlık, siyasi istikrar, hızlı kalkınma, güçlü hükümet, güçlü yönetim, birlik ve uzlaşma, demek. Buna niye ‘Hayır’ diyeyim ki…”

Söz sizde