Ümit Akbulut’tan, Wiel’e ağır suçlama!

0
256
views

Fenerbahçeli futbolcumuz Van der Wiel’in “beni dolandırdı” diyerek şikayet ettiği ünlü menajer Ümit Akbulut yaşananlarla ilgili özel çok çarpıcı açıklamalar yaptı.

Wiel’in Fenerbahçe’den ayrılmayı kafasına koyduğunu ifade eden menajer Ümit Akbulut, Hollandalı oyuncu hakkında olay yaratacak iddialarda da bulundu

“Wiel kendisi bana ulaştı”
Van der Wiel bana kuaförüyle DM’den ulaşmaya çalıştı ve randevu istediler. Kazım Kazım’la ortak olduğum ve Lukas Podolski’yle, Drogba’yla yaptığım çalışmaları futbol camiası iyi biliyor. Şimdi Wiel de Türkiye’ye geldiğinde arkadaşlıyla bana mesaj attırdı, tanışmak istedi. Ondan sonra bir görüşme ayarlandı. Tarabya’da bir otelde görüşme ayarlanadı. Bu arkadaşın hobisi mankenlik. Bir marka için reklam yapıyor. Bana dedi ki senin markanı çok beğeniyorum, yaptığın işleri takdir ediyorum. Dünyaca ünlü boksörü getirmişsin, Justin Bieber sana video çekip yolluyor. Ben kendi markamı üretmek istiyorum bir dünya yıldızıyla beraber dedi. Lukas Podolski de böyle yapımıştı geçen sene. Ben de aynısını yapmak istiyorum böyle bir ihtimal var mı? dedi.

“Wiel’in kötü imajını düzeltmeye çalıştım”
Ben de dedim ki senin imajını düzeltmemiz lazım. Çünkü bana geldiğinde Fenerbahçe’de kadro dışı kalmıştı ve ona karşı bir önyargı vardı. Deniliyordu ki Wiel ve kız arkadaşı disiplinsiz, futbol hayatına önem vermediği için dedikodular vardı. İstiyorsan bunu insanlara bir düzeltelim dedim. Bir televizyona canlı röportaj verdik 20 dakika, futbolu seviyorum vb şeyler söyledik. Okul ziyaretlerinde bulunduk. Türkiye için de birşeyler yaptı. Sadece parti, mankenlik vb olmuyor dedim.

“4.3 milyon Dolar’a anlaştık, Wiel 3 yıllık sözleşme imzaladı”
Daha sonra Floyd Mayweather’in menajerini İstanbul’a çağırdım. Menajeriyle görüştük, o, ben, Wiel ve kız arkadaşıyla. Biz bir marka çıkarmak istiyoruz ama bunun tanıtımını Mayweather ile yapmak istiyoruz dedik. 4.3 milyon Dolar’a anlaştık ve karşılığında Wiel 3 tane sözleşme imzaladı. 1 imaj hakkı kontratı, 2 tane de yatırım kontratı imzaladı. Parayı ödedikten sonra Wiel, Mayweather onunla ilgili video çekti, “Merhaba ben Floyd Mayweather, yakında İstanbul’a geleceğim. Gregory Van der Wiel hazır ol” dedi ve kendi sitesinden yayınladı. İş orada tamam. Etkinliği 28 Mart’ta yapacaktık. Mayweather İstanbul’a gelecekti. İstanbul, Hollanda ve Almanya’da tanıtımlar yapılacaktı fakat 13 Mart’ta Hollanda ile yaşanan gerginlik yüzünden Van der Wiel’e mesaj çektim dedim ki, “Van der Wiel biz bu etkinliği 28 Mart’ta değil 2 ay sonra yapmamız lazım çünkü Türkiye’de referandum var ortam gergin, bunu erteleyelim” dedim.

“Hollanda’yla yaşanan kriz sorun oldu”
Hollanda Konsolosluğu’nda bayrak indirme olayı falan oldu. Başbakanımız açıklama yaptı, “Hollanda ile ilişkinizi kesin” diye. Bu açıklamanın kaydı da var bende TV’den kayıt ettim. Ben bu işin altına giremem dedim. Boksörü getir, Hollanda için reklam yap ben bunu yapamam sonuçta Türkiye’de yaşıyorum kusura bakma dedim. Wiel bana dedi ki o beni ilgilendirmez ben sana para verdim, ben Türkiye’de yaşamıyorum ben burada iş yapıyorum dedi. O zaman paramı geri ver dedi. Ben de ona dedim ki bak Wiel, sen burada 3 tane kontrat imzalamışsın, bu işe girmişsin, bu parayı boksöre (Mayweather) vermişiz, adam seninle ilgili video paylaşımını yaptı. Burada para mara verme gibi bir şey yok.

“Wiel beni tehdit etti”
Çünkü kontratta şöyle bir madde var, mücbir sebeplerden dolayı etkinlik ertelenebilir diye. Arkadaş (Wiel) bunu kabul etmek istemedi. Sonra da dedi ki ben paramı nasıl alacağımı iyi bilirim diyerek beni tehdit etti. Adam akıllı beni telefonla arayıp tehdit etti. Ben paramı nasıl alacğaımı iyi bilirim dedi. Burası Türkiye olabilir ama Hollanda’da ben sana göstereceğim dedi. Hollanda’dan telefonlar geldi beni tehdit ettiler. 1.5-2 ay geçtikten sonra beni şikayet etti. Şikayet edince de basına çıktı. İlk röportajında Justin Bieber’i getirecekti dedi ama bu yalan. Kontratımız İngilizce olduğu için gözaltındayken biz bunun tercümesi 1 gün sürdü. Öyle olunca da bizim gözaltı süremiz 2 güne çıktı.

“Kontratta Mayweather yazıyor ama Wiel, Justin Bieber diye şikayet etti”
Kontratları, belgeleri imzalarken ben bunu söyledim, röportajda Justin Bieber diyor ama kontratta Mayweather yazıyor. Kontratı imzalamadan da dedim ki İngilizce olarak anladın mı, evet anladım diyor. Yani kurulmuş bir olay olduğu buradan ortaya çıkıyor. Türkiye’de Justin Bieber dediğinizde aklınıza ilk Ümit Akbulut geliyor. Benim adım çıkıyor yan yana. Çünkü adam bu dünyada sadece benim adıma video çekip yayınladı.

“Ben yalnızca Wiel’in yüzünden yargılandım”
Şunu da açık şekilde söyleyebilirim ben Wiel ile ilgili yargılandım. Allah’a şükür tutuksuz yargılanma aldık, çıktık. Tayland’la ya da başka bir yerle ilgili benim alakam yok, basına yanlış yansıdı. Tayland’daki problem Sinan Siner ile alakalı, onlar bir sanatçı istiyordu ertelendi o sebeple böyle bir problem çıktı.

“Mario Gomez’i hayatımda görmedim!”
Bir sürü isim çıktı, yok Mario Gomez’miş.. Ben Gomez’i hayatımda görmedim. Birisi gitsin Mario Gomez’e sorsun, Ümit Akbulut’u tanıyor musun desin, ya tanımıyordur, ya da basından, instagramdan belki görmüştür. Adamla uzaktan yakından alakam yok. Bunların hepsi Wiel’in yaptığı hareketler.

Wiel: “PSG’nin yıldızıyım, F.Bahçe’den izin almam”
Ben Wiel’le 9 ay vakit geçirdim. Wiel’in Fenerbahçe ile yaşadığı problemleri çok iyi biliyorum. Rapor aldığını, antrenmanlara gitmediğini, Dubai’ye çekime gittiği zamanları, antrenmanara yetişemediğini hepsini iyi biliyorum. Biz Ntv Spor’a basın açıklaması yaptığımızda 20 bin Euro ceza aldı. Fenerbahçe’den izinsiz açıklama yaptığı için. Ben sordum kulübünün haberi var mı diye, evet dedi. Ben PSG’nin yıldızıyım, buraya yıldız olarak geldim öyle şeyleri sormama gerek yok dedi. Röportajdan 1-2 hafta sonra kulüpten para cezası geldi. Arkadaş (Wiel) kız arkadaşıyla Dubai’ye çekime gidiyor, kulüpten izinsiz. Geri geliyor, antrenmanı kaçırıyor ve 75 bin Euro ceza alıyor. Sonra bana dedi ki benim yapacak bir şeyim yok. Benim için o çekim önemliydi dedi. Kendisini süperstar zannediyor. Bir gün antrenmana geç kalsam ne olacak zannediyor. Kadro dışı bırakılınca da ben rapor alıyorum, buradan gitmek istiyorum dedi bana.

“Fenerbahçe’den 12 milyon Euro almak için böyle yaptı”
Normalde bizim davamız alacak-verecek davası. Niye dolandırıcılığı soktu onu da açıklayayım. Wiel’in yaptığı hem bana hem de Fenerbahçe’ye yapılan bir hamledir. Çünkü adam zaten kadro dışı bırakılmış, adam tek başına antrenmana çıkıyor, mutsuz istemiyor. Kendisini star olarak görüyor. Bunu yaparak, ben dolandırıldım, psikolojim bozuldu, futbol hayatım bozuldu diyerek ben gözaltındayken açıklama yaptı. 12 milyon Euro’mu verin gideyim diyor.

“Bütün parayı Mayweather’e gönderdim”
Kontratımız belli yaptığımız iş belli. Ben bu boksörü 3 kez İstanbul’a getirdim. Dünyanın en çok kazanan boksörü, son maçında 300 milyon Dolar almış. Tabi ki 500 bine İstanbul’a gelmez, ben 3 kez getirdim, 4. kez neden getiremeyeyim? Van der Wiel’den aldığım 4.3 milyon Dolar’ın hepsini ben Mayweather’e gönderdim. Paranın hepsi gitti. Evraklar bende mevcut. Şu an yasal süreç devam ettiği için hepsi avukatımda ve dosyaya koyduk. Instagramda zaten Wiel’e imzalattığım kontratın videosunu sosyal medyada daha önce de paylaşmıştım. Mayweather dünyanın en zengin boksörü. 2-3 tane şirkete bağlı, menajerleri var, imaj hakları var. Bu tarz insanlar iş onaylandıktan sonra, ispatlamak adına video çekiyorlar. Prestiji yükseliyor, çünkü Mayweather video çekip Wiel’in adını ağzına aldığı zaman Van der Wiel’in imajı patlıyor. Bizim camiada böyle bir şey var. Dünya yıldızıyla çalışıyorsan ve bu adam sana özel video çekip iş birliği yapıyorsa bu büyük bir olay ve bunun da bedeli belli.

“Podolski de benimle çalıştı, O niye şikayet etmedi?
Lukas Podolski de benimle aynı çalışmayı yaptı. Podolski’nin bir şirketi vardı. Mayweather, o şirketin şapkasını giydi. Podolski onunla reklam çekimi yaptı. Neden Podolski şikayet etmedi? Podolski daha sonra benimle bazı etkinliklere gitti. 9-10 yaşlarında küçük bir çocuk vardı Podolski 5 gol attıktan sonra çocuğun yanına gittik yemek yedik.

“Wiel’e birileri akıl vermiş”
Wiel öyle bir imaj bıraktı ki sanki ben bu işi ilk defa yapıyorum. İlk defa 4 milyon aldım, ilk defa Floyd’la iş yaptım… Bunların hepsi hazırlanmış, birileri buna (Wiel) akıl vermiş şöyle yap, böyle yap hem Ümit biter, hem de Fenerbahçe senden bıkar sana paranı verir gidersin. Ama adalet yerini bulur ben buna inanıyorum.

“Mayweather 5 milyon Dolar’dan aşağı parayla uçağa binmez”
Ben bu davadan kurtulacağım. Yanlış anlama da 4 milyon Dolar insanlara büyük para gibi geliyor. Floyd Mayweather buraya geldiğinde 3 kez, adam bavullarla geldi. 4-5 milyon Dolar parayla geldi. Sadece İstinye Park’ta 2 milyon harcadı. Yani bu adam (Mayweather) 5 milyon Dolar’dan aşağı parayla aşağı Amerika’dan uçağa binip İstanbul’a gelmez. Ben bu adamı 3 kez getirdiğime göre 3 kere 5 15, bu adam zaten 15 milyon Dolar almış.

“Wiel’e tazminat davası açacağım”
Bizim 4 milyon Dolar’a mı ihtiyacımız var? Diyelim ki 4 milyonu aldık, Mayweather video çekmedi, paylaşımda bulunmadı. Wiel iyi bir film yapmaya çalıştı ama olmadı. Ben tazminat davası açmayı düşünüyorum. Bu arkadaş bombayı patlattı, buradan gitmeye çalışıyor bütün hepsi Ümit Akbulut’un üstüne kaldı. Rose Bertram’ın yıllar önce müslümanlarla ilgili attığı bel altı bir tweeti vardı. İnsanların oradan yola çıkması lazım. Ayrıca ikisi de ünlü manken. Wiel’in takım arkadaşlarıyla yaşadıklarını çok iyi bilemem ama bana anlattığı şeyler var.

Wiel: “Diyarbakır’da kendimi öldürtmek istemiyorum” 
Gregory Van der Wiel bana mutsuz olduğunu ve oynamak istediğini çok açık şekilde söyledi. Ben size bir örnek vereyim. Diyarbakır maçı vardı oraya gitmem dedi. Ben kafayı mı yedim dedi, kendimi öldürtmeye gitmem dedi oraya. Futbol camiasıyla çalışıyorum ama çok net takip etmiyorum. Diyarbakır’da hayati tehlike olduğunu düşünüyorum ve oraya gitmek istemiyorum dedi. Hatta yanlış hatırlamıyorsam o dönemde kadro dışı bırakıldı. Wiel bana açık açık söyledi ben kendimi öldürtmek istemiyorum. Orası çok tehlikeli ve ben oraya gitmek istemiyorum dedi. Hatta İngilizce olarak da “I’m not crazy” dedi bana. Çoğu Türk futbolcu olduğu için onlarla ilgili bana bir şey söyleyemedi.

“Wiel’in Türkiye’de hiç dostu yok”
Çok değişik bir insan. PSG’de belki yıldız olabilir ama ben onu burada iyi bir çocuk olarak görmüştüm. Hiç dostu yok, kimsesi yok. Ben kız arkadaşıyla da şöyle tanıştım. 26 Ekim’de doğum günümde kutlama yapmıştım. Beyonce’nin dansçılarını getirdim, 50 Cent’in eski eşini getirmiştim orada tanıştık. Seninle iş yapmak istiyorum, sen güzel işler yaptın biz de bunun parçası olmak istiyoruz dedi bana Rose Bertram. Ben de düşündüm, Hollanda’dan gelmiş burada tek başına tamam dedim güzel bir iş yapalım. Kadro dışı olduğunu bilmiyordum ben sonrasında başka bir marka yapıp işin buralara geleceğini de bilmiyordum.

“Annemin çektiğini bir annem bir Allah biliyor”
İftiralar olur veya anlaşmalarda anlaşamayabilirsiniz. En üzücü olay bir insana belge olmadan, kanıt olmadan, hiçbir ispat olmadan röportaj yaparak sadece iftirayla böyle bir şey yapmak bir anne için çok üzücü. Annemin çektiğini bir annem bilir, bir de Allah bilir. Almanya’dan geliyorum ben Türkiye’de 7 senedir iş yapıyorum. Getirdiğim yıldızlar ortada Ronaldinho, Benzema, Floyd Mayweather.. Ben bu adamı 3 kez getirdim, bir kez getiremedim bu mu suç?

“Mayweatheri’i yine de İstanbul’a getireceğim”
Wiel kontrat şartlarına uymadı. Mücbir sebeplerden dolayı etkinlik ertelenebilir diye. Boksörün boş olduğu zamanı bekliyorum. Mayweather’in boş olduğu zamanda onu İstanbul’a getireceğim. Eğer getirmezsem ben itibarımı kaybederim. Sonuçta adama para ödedik, kontrat yaptık. Buraya getirmeme gibi bir lüksümüz yok. Ben iş yapmaya tüm hızımla devam edeceğim.

Haber: İbrahim DEMİR

Söz sizde