Ali Koç’tan Yıldırım’a cevap: “Dayanamaz”

0
165
views

Fenerbahçe Başkan Adayı Ali  Koç, Habertürk’e önemli açıklamalarda bulundu. 

İşte Ali Koç’un açıklamaları;

“Futbol tarafında mali açıdan pek çok sorunumuzun kök nedeni olanlar; yanlış yönetim, yetersiz vizyon, günü kurtarma yaklaşımı. Bu yüzden biz bambaşka bir felsefe vadediyoruz. Bu felsefeyi vadederken tuğlaları tek tek inşa etmeliyiz. Ne demek istiyorum? Fenerbahçe hem tercihen hem de mecburen gidemez. Fenerbahçe artık bir sporcu fabrikası olmalı. Özkaynağından futbolcu yetiştirebilmeli.”

‘FELSEFE BELİRLEMELİYİZ’

“Fenerbahçe çok iyi scouting yatırımıyla -ki bu en iyi yatırımdır- 2 tane 3 tane oyuncuyu parlatıp sattığı zaman fazlasıyla geri dönüşüm alabilir. Bunu yaparken aynı zamanda akademinin de tohumunun atılması gerekiyor. O tohumlar hemen meyve vermiyor. 3-5-6-7 senede dönüşüm sağlayan şeyler. Bizim yaklaşım olarak ilk önce bir futbol felsefesi belirlememiz gerekiyor. ‘F.Bahçe böyle futbol oynar’ diyebileceğimiz bir yapı geliştirmemiz lazım. Yatırımlarımızı, hocamızı, futbolcularımızı buna göre seçmemiz lazım. Bütün futbol ekibimiz, A takımdan en küçük futbolcuya kadar tek bir tesiste olmalı. Başkanımız ‘Gebze’de arazimiz var’ diyor. İnşallah yeterlidir, değilse de buluruz. Bize ‘Ne projeniz var?’ diyorlar. Tek bir projemiz var: F.Bahçe’yi ayağa kaldırmak. Kaybettiğimiz zaman bile övünç duyacağımız bir sistem yaratmak istiyoruz. Buna da futboldan başlamamız gerekiyor. Çünkü F.Bahçe futbol aşkını kaybetti. Şu anda basketbol aşkımız var ama bir yere kadar götürür. Futbolda başarı gelmezse diğer branşlardaki başarılar gölgelenir.”

‘RAKİPLERİN ÖNÜNE GEÇERSEK BAŞARILIYIZ’

ALİ Koç, 6 yıl içinde kendinizi başarılı saymanız için hedefiniz nedir sorusuna, “Fenerbahçe şampiyonluklarda rakiplerinin önüne geçmişse ‘Başarılı olduk’ diyebilirim. Rakam verilmez. Daha önce ‘Üst üste şampiyonluklar kazanacağız’ denildi. ‘3 yıl üst üste şampiyon olacağız’ denildi. Neler olduğunu gördük. Şu anda Şampiyonlar Ligi için erken, Avrupa Ligi’nde ise her şey olabilir” ifadelerini kullandı.

‘HAYAL SATMAK İÇİN BURADA DEĞİLİM’

“Ben size çok rahat hayal satabilirim. Ben size çok rahat, -Diyor ya ‘3 sene Avrupa’nın ilk 8 takımı arasında olacağız’- kulağınıza çok güzel gelen şeyler söyleyebilirim. Hatta kongreyi kazandırabilecek kulağa çok hoş gelen, kongre sonrasında hiçbir zaman gerçekleşip gerçekleşmediği sorgulanmayan pek çok şey anlatabilirim. Ben hayal satmak için burada değilim. Seçilirsem, yarın gözlerinin içine bakabilmemiz lazım. Verdiğimiz sözün arkasında durmamız lazım. ‘Her şeyi de gerçekleştireceğiz’ demiyoruz. ‘Elimizden gelen her şeyin en iyisini yapacağız’ diyorum.”

‘KARALAMA KAMPANYASINA NEDEN İHTİYAÇ DUYUYOR?’

“Aziz başkan kesin seçilecekse neden böyle bir karalama kampanyasına ihtiyaç duyuyor? Bu kadar kendinden emin olan insanın ne karalama kampanyasına ihtiyacı var, ne bilabedel üye yapmaya ihtiyacı var, ne de binlerce kişinin aidatını ödemeye ihtiyacı var. ‘Ben kesin kazanacağım’ diye bir şey yok. Ama bir şey biliyorum: Kim kazanırsa farklı kazanacak. Ya biz hayal görüyoruz ya da onlar.”

‘GALATASARAY SEÇİMİNDEKİ TOPLAM OYDAN FAZLA İMZA TOPLADIK’

İmza sayısıyla bugüne kadar hiçbir ipucu vermediniz. Beklediğinizin çok mu üstünde?

– Bugüne kadar spor tarihinde görülmemiş bir sayıda. Ama benim verdiğim imza sayısı bizde iki türlü rakam var. Biri bilfiil notere gidip, taahhütname verip, bizi desteklediğine beyanname verenler… Biri de internet sitemize girip hukuki kutuyu da onaylayıp, benim bilgilerimi istediğiniz şekilde kullanabilirsiniz diyenler. O, on bini geçti. İmza sayısı o naktada değil. Ama imza sayısı G.Saray seçiminde kullanılan toplam oydan daha fazla. (4 bin 800) ‘Ali Koç’a oy vereceğim’ diyenlerin yüzde 90’ı oy verecek. Belki de yüzde 100’ü. ‘Aziz Yıldırım’a oy vereceğim’ diyenlerin ne kadarı oy verecek göreceğiz.

‘BUGÜNKÜ ANLAYIŞLA MÜMKÜN DEĞİL’

“İnsan sermayen kadar kalitelisindir. İnsan sermayen kadar fark yaratabilirsin. Ben de diyorum ki mevcut Türkiye futbolunun sermayesini arttırmak durumundayız. Her şeyin temelinde insan var. Ben de diyorum ki Fenerbahçe’nin potansiyeli o kadar yüksek ki -Bu diğer kulüpler için de geçerli- doğru bir vizyonla uzun vadeli çok iyi mesafeler alabilirsiniz. Ama bugünkü yaklaşımla bunun mümkün olmadığını savunuyorum.”

‘ANAHTAR KELİME SABIR’

“Atıp tutmak o kadar kolay ki. Kimse sorgulamıyor. ‘2013’te Fenerbahçe’yi 1 milyar dolarla devredeceğim’ dedi. Ama borç olarak mı demek istedi, tam bilmiyorum. Bugün Fenerbahçe’nin 400 milyon Euro borcu var. Bu ne demek biliyorsunuz. Faizi ne demek biliyorsunuz. Ben mali özgürlüğümüzün nasıl elde edebileceğimizden bahsediyoruz. Siz ‘Nasıl Şampiyonlar Ligi hedefi olmaz’ diyorsunuz. Bu karamsarlık değil, gerçekçilik. Anahtar kelime sabır.”

‘GÖKHAN GÖNÜL BÜYÜK KAYIPTIR’

“Bugün nasıl yönetildiğimizi görüyorsunuz… Ne kadar hoca değiştiğini, transferlerin nasıl yapıldığını… En iyi iki oyuncumuz Janssen ve Giuliano, Vardar maçından sonra geldiler. FFP’de yoklar bile. Biz diyoruz ki daha tutarlı, daha düzgün bir kadro mühendisliği… Şampiyon olursak kontratları yenileriz mantığı olmamalı. Bence Gökhan Gönül’ün gidişi büyük bir kayıptır. Bir de çocuğa paragöz yakıştırması yapıyorsunuz. Bu, böyle gitmez.”

‘ADIMI ANMADAN DAYANAMAZ’

“Ben mi başlattım kombine almayın, maça gitmeyin kampanyasını? Bölme kısmını biliyorum da kombine kısmını ilk defa duyuyorum. Biz başkanlık adaylığımızı açıkladıktan sonra 5 maç üst üste kazandık. Ben erken açıklamadım. Beni hedef almadığını söylüyor ama bir gün öyle bir gün böyle diyor bu adam yani. Biz bunların hangi sözünü dikkate alacağız ki. Erkek gibi çıkacak aday olacak dedi ben de kendi derneğimizde basına kapalı bir organizasyonda aday olacağımı düşündüğümü söyledim. Biri onu sızdırdı. Sonra genel kurulumuzda çıktım aday olacağımızı söyledim. Yani benim şubat ayında bunu söylemiş olmam, Fenerbahçe’nin şampiyonluğuna mal olduğunu mu söylüyorlar? Ben bir çalışma mı yaptım? Kampanya mı yaptım? Etkinliklere mi katıldım? Televizyonlara çıkıp adaylık konuşması mı yaptım bu ara süreçte?”

‘BİRİ SİZLERİ ALDATIYOR, YA BEN YA DA BAŞKAN’

“Bırakın onu ben haziranda genel kurulda açıkladığım zaman ondan sonra da ocağa kadar hiçbir şey yapmadım. Herkesi maça çağırdım. Bakın 33 puanın 16’sını ilk 11 haftada kaybettik. Onun dediği gibi bir adaysam çıkıp durumdan vazife edinip bas bas bağırmaz mıydım? Burada net söylüyorum. Fenerbahçe Spor Kulübünün 2 tane başkan adayı var. Biri bir şey diyor diğeri başka bir şey söylüyor. Aynı konular. Biri yalan söylüyor. Biri sizleri aldatıyor. Ya ben ya da başkan. Bunun en güzeli televizyona çıkıp oturup konuşmak. Niye çıkmayacakmış? Neyin kavgasını edeceğiz televizyonda? Oturacağız medeni insanlar gibi konuşacağız. Bundan sonra ismimi ağzına almayacakmış. O benim ismimi ağzına almadan dayanamaz.”

‘İNSANLAR YEMİYOR BUNLARI’

“Üye sayısını artırmak için çok büyük bir planımız var. Çünkü bir kere ‘1 milyon üye’ diyor. Yola çıkalı 4 sene falan oldu. 12 bin üye olmuş. 4 senede buraya gelecekse bundan sonra nasıl ilerleyecek. Biz dedik diye belki de faaliyet raporunu yaptılar. Acıbadem anlaşması… Bilmiyoruz. 1 Milyon Üye’de gerçek rakam nedir, bilmiyoruz. Konsolide… Tüzük diyor ki 37. maddenin İ bendinde konsolide verilecek diyor. Vermiyorlar. Şimdi diyorlar ya ‘kanun çerçevesinde üye bilgilerini vermedik’ diye… Bu kanun yokken de adaylara vermiyordun. İnsanlar yemiyorlar bunları. İnsanlar yutmuyorlar.”

‘101 KİŞİNİN ADININ OLMASI ŞART MI?’

“101 kişi konusunda… 101 kişinin kim olduğunu bilmediğimi biliyor. Bilsem ne fark eder ya, böyle bir suç duyurusu var. ‘Arkasında dururum’ diyor. Bilgi edinme kanununa başvurduk. İsimleri bekliyoruz. Liste olması şart mı, elinde kapalı gelmiş zarf var. Devlet makamına yapılmış suç duyurusu var. İsterseniz getirteyim, size de göstereyim. Ben o yaptı demiyorum ki… Böyle bir şey var diyorum. O ciddiye almıyor. ‘Mağduriyet yaratıyor’ diyor. Ben başta olayı ciddiye bile almadım. Taa ki insanlar gelip ‘ Aziz Yıldırım senin hakkında böyle böyle diyor’ diyene kadar.”

‘BUNLAR HER ŞEYİ YAPARLAR’

“Tarihimizin en büyük katılımlı seçimine gidiyoruz. 38 sandığı böldüğün zaman 700 oy. 700’ün 600’ü geldi, gelecek de… Yüzde 15 gelmedi, yüksek katılım diyoruz ya… Zaten Mehmet Ali Bey seçiminde yüzde 80 gelmişti. 700’ün yüzde 80’i ne eder, 560. 1’er dakikadan oy kullansan, 560 dakika. Sandık sayısını artırmanın ne gibi bir zararı olabilir? Ne gibi bir külfeti olabilir? Neden insanlar saatlerce beklesin? Neymiş, saatleri uzatabilirlermiş. Sicil Kurulu yapıyormuş, başkan hiç karışmıyormuş seçime. Biz de buna inandık! Yahu kimi kandırıyorsunuz?”

“Bugüne kadar yaşadıklarımıza baktığınızda, bunlar her şeyi yaparlar. Her şeye de hazırlıklı olmamız lazım. Çok iyi çalıştığımız, eğittiğimiz yarın da son toplantısı yapılacak 350 kişilik bir kadromuz var seçim için. Her yönteme çok iyi hazırlığımız var. Ama biz abidik gubidik işler bilmeyiz. Niye bunları konuşuyoruz, bunları konuşmak bile abes. Bakın, bu adil bir seçim olsa, kazanma ihtimalleri yok. Sadece seçim günü değil, bugüne kadar yaşadıklarımızdan bahsediyorum. Üye yapılış şekli, üye yapılmayanlar, ihraç edilenler, formları reddedilenler, üye olmaması gerekip üye olanlar. Bir bayiimizin oğlu mesaj attı, iyi bir G.Saraylı arkadaşını üye yapmışlar. Bunlar üzücü. Bunlar şu anda belki ortaya çıkmayabilir. Seçildiğimiz takdirde, her anlamda ne aldığımızın ne aldığımızın resmini çekmek zorundayız.”

‘ALİ KOÇ OLARAK YARIŞTAYIM’

“Aday oldum diye reklam mı çekeceğiz? Ben sapla samanı karıştırmadım ki… Ben Koç Holdingi temsilen burada değilim. Ben Fenerbahçeli Ali Koç olarak bu yarıştayım.”

‘KAZANIP KAYBETME KORKUM YOK’

“Benim içim çok rahat. Kazanıp kaybetmeme korkum yok. En büyük korkum kazanırsam nasıl layık olacağım, nasıl bu camiaya hep beraber bir noktayı getireceğiz. Kaybedersem üzüleceğim konu bu on binler, yüz binler, milyonların beklentisini, desteğini, bugüne kadar bize yaptığı yoldaşlığın karşılığını alamamak olur. Ama ben kaybetsem de kazanacağım. Onlar kazanırsa kaybedecek asıl.”

‘STATLARA NİYE GİTMEYEYİM?’

“Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor stadına niye gitmeyeyim? Yöneticiyken de gidiyordum. 6 sene yöneticilik yaptım. Bir kere benim ağzımdan saygıda sevgide kusur edecek bir laf duydunuz mu? Hepinize soruyorum. İnsanların söylediklerinin arkasında durabilmesi lazım. Geçen gün Galatasaray’ı tebrik ettim demokrasi değerlerine sahip çıktıkları için. Neden çünkü benim yaşadıklarım tüm demokratik değerleri yerle bir ediyor. Kendine güvenen, Fenerbahçe’yi düşünen, 20 sene başkanlık yapmış bir insan böyle mi davranır? Daha çok teşvik eder, motive eder, şevklendirir. Onlar tam tersini yapıyorlar. Her anlamda tarihi bir seçime gidiyor ve adaylardan birinin ne televizyonda ne radyosunda ne internetinde ne dergisinde lafı geçmiyor. Biz kendi sahip olduğumuz şirketleri böyle yönetmiyoruz.”

‘SAYGIM VE SEVGİM BİR YERE KADARDI’

“Aziz Bey’e saygın ve sevgim bir yere kadardı. Aziz Bey’in bu seçimi kazanmak için her şeyi yapacağını bir kez daha gördüm. Kazanmak için her şeyi yapmak mübah değildir. Gece kafamı yastığa koyduğumda içimin rahat olması önemli. Benim için verdiğim sözün, ettiğim lafın arkasında durmak önemli. Buraya gelene kadar ne bir kişiden oy talep ettim, ne bir kişiden menfaat ilişkisine girdim. Ne bir kişiye biat ettim. Siz sanmıyor musunuz ki bize üye bilgileri geliyor. Daha dün geldi bir tane. Tuzak olduğunu düşünüyorum, almadım. Getiren adam elime sokuyor, elim istemiyor. İstemiyorum kardeşim çünkü bu bilgileri almak illegal.”

‘HANGİ BİRİNE CEVAP VERECEĞİM?’

“Ankara’dayız, biri çıktı sordu ‘Basketbol takımı hakkında ne düşünüyorsunuz?’ Ben de söyledim ne düşündüğümü: ‘Şanslıyız ki Obradovic gibi bir hocamız var. Takım her zaman kazanabiliyor. Kaybettiği zaman sağlık olsun, elinden geleni yaptı’ diyoruz. 4 senede 4 Final-Four, 3 final, 1 kupa… Sürdürülebilir başarı, hep söylediğimiz. ‘Başkan buraya geldi dedi ki, ‘Siz Obradovic ile çalışmayacağınızı söylemişsiniz’ diyor. Hangi birine ben cevap vereyim. Çalışanlara gidiyorlar, ‘İşten atacaklar’ diyorlar.”

‘YAŞADIKLARIMI KİMSE YAŞAMASIN’

“Bence en ideali 4 seneden 3 kere. Ben tüzüğe bir sürü şey getirmeyi düşünüyorum. Personelin oy vermemesinden, F.Bahçe tesislerinin tüm adaylara açık olmasından, F.Bahçe medyasının adaylara eşit yaklaşımda olmasından, üye bilgilerinin tüm adaylara kanun çerçevesinde paylaşılmasından tutun, hatta aidat döneminden belli bir süre öncesine aidatların ödenmesine dair kulüp tarafından alınan reklamlar. Seçime yakın bir süreçte, seçimle ilgili reklamları mecbur kılana kadar hatta elektronik oylamaya kadar birçok şeyi tüzük altında garantiye almak istiyorum. Yaşadıklarımı, seçilirsek bundan sonra kimsenin yaşamamasını istiyorum.”

‘ÜLKER SALONU İPOTEK EDİLDİ’

“Devam etmek istediği sürece devam edebiliyorsa ne gerek var bunlara? Bir de kamuoyunun karar vermesi lazım; kim itibarlı, kim güvenilir, kim lafının arkasında duruyor, kim söylediği laf bir gün öyle bir gün böyle? Demediler mi ‘Ben varken Aykut Kocaman gelemez’ diye! İşler ciddi, gelirlerimiz düşüyor, giderlerimiz artıyor. Ülker Salonu ipotek edildi.”

‘BÖYLE BİR SİSTEM OLMAZ’

“Yumruğu masaya vurunca bir şeyin değişmediğini görebiliyorsun. Son dönemde böyle bir intiba var. Önemli olan federasyonun nasıl şekillendirildiğidir. Bugün 3 Fenerbahçe, 3 Galatasaray, 3 Beşiktaş, 3 Trabzonspor saçma sapan bir şeyler olabilir mi? Bunlar birinci sınıf insanlar. Kendi işlerinde başarılı insanlar. Öncelikleri futbol mu? Ben diyorum ki böyle bir sistem olmaz. Liyakat üzerine en fazla katma değer sağlayacak ve sabahtan akşama kadar bu işlerle uğraşacak insanlardan kurulmuş olması lazım.”

Cubuklu mobil uygulamasıyla spor haberlerine herkesten önce ulaşmak için tıklayın

Söz sizde