Tarihi seçim dış basında!

0
161
views

ABD’nin dünyaca ünlü The New York Times gazetesi, seçime artık sayılı günler kala Fenerbahçe Spor Kulübü’nün başkanlık seçimiyle ilgili bir haber hazırladı ve Ali Koç profili yayınladı.

İşte Patrick Keddie imzalı, New York Times’ta çıkan haberin çevirisi:

“Avrupa’nın tarihi en büyük kulüplerinden birini kaderi önümüzdeki pazar günü bir seçimle değişebilir, muhalefetin adayı tüm taraftarların desteğini almış durumda. Sarı ve lacivert atkılarla tezahüratlar yapıyorlar, gelecek adamın tüm organizasyonu tepeye taşıyacağını ve durumu düzelteceğini umuyorlar.

“ALİ KOÇ CLARK KENT’İ HATIRLATIYOR”

“Ali Koç bana bir miktar Clark Kent’i hatırlatıyor. Hani takım elbisesini çıkarır ve altından Superman kostümü gelir.” bir taraftar, Arif Atılgan, seçim kampanyası ve Fenerbahçe başkanlık yarışıyla ilgili böyle söylüyor.

Fenerbahçe’yi milyonlarca taraftarı ve başarılarla dolu tarihiyle Türkiye’nin en zengin, en politik ve önemli kulübü olarak düşünebiliriz. Fakat, takım saha içi ve dışında tartışmaların ortasında bulunuyor. Fenerbahçe’nin yerleşik görevdeki başkanı Aziz Yıldırım’ın yeniden diriltici bir başarı kazanması süper kahramandan bir şeyler alabilir.

“ALİ KOÇ, KEMALİZM’İN BİR SEMBOLÜ”

“Futbol, tepeden tırnağa yenilenmelidir.”, Ali Koç kalabalığa böyle söyledi.

Koç, 51 yaşında, Londra’daki Harrow’da ve Harvard’da eğitim gördü. Türkiye’nin en zengin ailesinin bir ferdi. Fortune 500 dergisi tarafından takdir edildi ve Kemalizm’in bir sembolü olarak gösterildi.

Fenerbahçe’ye 2006’dan 2012’ye dek yönetim kurulu üyesi olarak hizmet eden Ali Koç, takımı mali açıdan kontrol altında tutarak zafere taşıyacağını, umursamaz transferlere bir son vereceğini, scout sistemini ve altyapı akademisini büyüteceğini, iş bağlantılarını kullanarak sponsorluklar açısından takıma büyük bir gelir kazandıracağına dair taahhütlerde bulundu.

Taraftarların büyük çoğunluğunun isteği Ali Koç; sosyal medyada büyük bir takipçi kitlesine sahip ve çoğu taraftar grupları ona destek veriyor.

Bir kulüp üyesi ve Vamos Bien taraftar grubunun kurucularından olan Erden Kosova, Koç’un destekçilerinden. Aziz Yıldırım’ın tekrar seçilmesi halinde bir taraftar isyanı olacağını tahmin ediyor. “Psikolojik olarak yıkım olur.” diyen Kosova, “Fenerbahçe’nin taze kana ihtiyacı var.” yorumunu yaptı.

Fakat, Ali Koç’un popülaritesi kulüp üyelerine yansımayabilir. Üye odaklı bir kulüp olan Fenerbahçe’de her 3 yılda 1 seçimler oluyor ve başkan belirleniyor. Çoğu başkan kısa vadeli ve sabırsız olduğu için en fazla bir ya da iki dönem kalabiliyor. Fakat, Aziz Yıldırım 1988’den bu yana bu rolde ve 111 yıllık kulübün en uzun süreli başkanlık yapan ismi.

“AZİZ YILDIRIM, ÖZEL HAYATINDA NEŞELİ VE SICAK BİR İNSAN”

Aziz Yıldırım, 1952’de doğdu ve ordu işleriyle birlikte zenginlik kazandı. Çoğu üye, Aziz Yıldırım’ın özel hayatında neşeli ve sıcak bir insan olduğunu söylüyor. Fakat, kamuoyu gözünde çatışmacı ateşli bir figür ve komplo teorilerine sahip.

Fenerbahçe, Aziz Yıldırım seçimi tek bir oy farkıyla kazandığında bir büyünün ortasında kaldı. Kulübü değiştirdi. Büyüyen yayın ve sponsorluk gelirlerini Ariel Ortega, Alex de Souza ve Roberto Carlos gibi isimleri transfer etmek için kullandı. Fenerbahçe, şampiyonluk için mücadele eder ve Avrupa’da ileri turlara gidebilir hale geldi.

Aziz Yıldırım, stadyumu geliştirdi ve kulüp ürünlerini pazarlayacağı mağazaları kurdu. Bir müddet boyunca seçimleri çok kolayca kazandı. 2011’de popülaritesi biraz daha düşmeye başlamıştı.

“3 TEMMUZ 2011’DE TÜRKİYE NEYE UĞRADIĞINI ŞAŞIRDI”

3 Temmuz 2011’de Türkiye şike skandalıyla neye uğradığını şaşırdı. Fenerbahçe, ön plandaydı ve Avrupa’dan iki yıl men edildi. Yıldırım, 1 yılı cezaevinde geçirdi ve şikeden hüküm giydi, illegal organizasyonu yürüttüğü iddia edildi. Hararetli bir şekilde iddiaları reddetti, bir komplo ile kulübün ele geçirilmek istendiğini öne sürdü.

Türkiye’deki birçok ulusal sorunda olduğu gibi, buna da Fethullah Gülen hareketi dahil oldu. 2016’daki başarısız darbe girişiminden sonra, Gülen hareketi terörist bir organizasyon olarak kabul edildi. Binlerce üyesi cezaevine girdi. Aziz Yıldırım’ın birçok savunması, Gülen hareketiyle ilgiliydi. Aklanmak için Türkiye’nin en büyük mahkemesinden çıkan son kararı bekliyor.

Skandalın Türk futboluna zararı çok büyük oldu. Tribünlerden insanlar çekildi, Fenerbahçe ile Trabzonspor taraftarları arasında 2011 şampiyonluğundan ötürü husumet arttı. Bazıları, Yıldırım’ın komplo iddialarına inanmadı. Fakat, diğerlerine ve birçok Fenerbahçe taraftarına göreyse Aziz Yıldırım kulübü için kendini feda edebilecek biriydi ve hapisteyken tekrar başkan seçildi.

“AZİZ YILDIRIM, SİYASET KONUSUNDA BİR USTA”

Aziz Yıldırım’a olan destek yıllar geçtikçe azaldı. Aziz Yıldırım, kamuoyu önünde taraftarlarla ve teknik direktörlerle tartışmalara girdi. Pahalı transferler tutmadı, kulüp çok önemli bir borcun altına girdi. Fenerbahçe, Aziz Yıldırım ile 6 Süper Lig şampiyonluğu kazandı ama son 4 yıl boş geçti.

Aziz Yıldırım, siyaset konusunda bir usta. Seçim kampanyalarının son günlerinde Aziz Yıldırım daha da kavgacı hale geldi. Bunun aksine Ali Koç, konuşmalarında ve röportajlarında rahat göründü.

Aziz Yıldırım, kulübün altyapı akademisini modernize edeceğini, scoutları artıracağını, medya ile ilişkilerini geliştireceğini vaat etti. Ana argümanı ise tekrar seçilmesi halinde hem kendisine hem kulübe yönelik Gülenist komplo ve davalara karşı son kararı bekleyeceğini ve tazminat davası açacağını söyledi.

Aziz Yıldırım, Ali Koç’a başkanlık yarışında bir soru sordu ve Gülenist harekete farkında olmayarak destek verdiği yolunda suçlamada bulundu. “Yeniden bir mahkeme sürecinin yürütülmesi, bu davaların açılması da; işte o günleri yaşayan bizler tarafından yapılmalıdır.” ifadelerini Fanatik gazetesine verdiği bir röportajda kullandı.

(Koç ve Yıldırım, birçok röportaj görüşmesi teklifine cevap vermedi.)

“KULÜBÜ KONTROL ETMEK GİZLİ TEHLİKELER VE DÜŞMANLAR YARATIR”

Kim kazanırsa kazansın büyük bir mücadele olacak. Kulübü kontrol etmek muazzam bir nüfuz yaratır, aynı zamanda gizli tehlikeler ve düşmanlar yaratır. Koç’un adaylığı, uzun yıllar boyunca aile üyelerinin düşük profil kalma geleneklerinden ötürü gerçekleşmedi. Aile, Türkiye’nin üç büyük kulübüyle de ilişki içerisinde (Babası Beşiktaş taraftarı) ve politikadan uzak durmayı tercih ediyordu.

Kadir Has Üniversitesi Spor Araştırmaları Merkezi Direktörü Emir Güney, bu konuyla ilgili, “Aile halinde bireysel olarak da çok politize olmasanız da, sisteme dahil olduğunuzda, sistemin dinamikleriyle çalışırsınız. Bu nedenle politik olursunuz.” yorumunu yaptı.”

Cubuklu mobil uygulamasıyla spor haberlerine herkesten önce ulaşmak için tıklayın

Söz sizde